gebelik-hipertansiyon

Gebelikte Hipertansiyona Dikkat Edilmeli !

Gebelikte, kan basıncı sistolik 140 mmHg den yüksek veya diyastolik 90 mmHg den yüksek seyrediyorsa hipertansiyon olarak tanımlanır. Genellikle gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan bir durumdur. Tüm gebeliklerin yaklaşık %10’unda görülür. Yani her 10 gebeden birinde karşımıza çıkabilen bir tablodur. Hipertansif gebelikler, hem anne hem de bebek açısından belirgin ve ciddi problemlere neden olabilirler. Erken tanı ve dikkatli takip anne ve fetus açısından çok önemlidir.

Gebelikte hipertansif hastalıkları 4 ayrı başlık altında inceleyelim:

1. Gestasyonel hipertansiyon

Gebelikte sırasında ilk kez kan basıncının ≥ 140/90 mmHg olmasıdır. Proteinüri yoktur. Kan basıncı doğum sonrası 12. haftadan önce normale döner. Bu hastaların yarısında preeklampsi gelişme riski vardır. Kesin tanı postpartum dönemde (doğum sonrası) konur. Gestasyonel hipertansiyon, preeklampsi gelişmez ve kan basıncı en geç postpartum 12. haftada normale dönerse geçici hipertansiyon adını alır.

2. Preeklampsi

20. gebelik haftasından sonra kan basıncının ≥ 140/90 mmHg ve Proteinüri ≥ 300mg/24saat olmasıdır. Genellikle ilk hamilelikte olur. Hafif ve şiddetli olmak üzere 2 ye ayrılır. Kan basıncının sistolik 140-160 mmHg / diyastolik 90-110 mmHg aralığında olması hafif preeklampsi olarak adlandırılır. Kan basıncı ≥ 160/110 mmHg olursa şiddetli preeklampsi adını alır. Şiddetli preeklampsi çok ağır seyreder. Düzenli yapılan gebelik takiplerinde idrar çıkışının azalması (oligüri), hızlı kilo artışı, ödem saptanabilir.

3. Eklampsi

Preeklampsi olan bir gebede diğer nedenlere bağlanamayan konvulziyonların (nöbetler halinde kasılmalar) olmasına eklampsi denir.

4. HELLP Sendromu

(Hemolysis, Elevated Liver enzyme levels, Low Platelet levels)
= Hemoliz, yüksek karaciğer enzimleri, trombositopeni
HELLP Sendromu; ağır preeklampsinin çok ciddi bir komplikasyonudur. Hellp Sendromunda yaklaşım ağır preeklampsi-eklampsideki tedavi prensiplerini içerir. Ancak burada annenin kanama (koagülasyon) anormalliklerini hızlıca düzeltmeye çalışmak ilk basamaktır. Trombosit verilmesi, pıhtılaşma faktörlerinin verilmesi ve olabilecek en kısa zamanda doğumun gerçekleştirilmesi hayati önem arzeder.

Preeklampsi – Eklampsi Tedavi ve Yaklaşımlar:

Hastalığa tedavi ve yaklaşım şekilleri; hastalığın şiddeti ve gebelik haftası ile değişmektedir.
Normal doğum haftasına kadar anne ve bebeğe yakın takip uygulanır. Annenin yatak istirahatı çok önemlidir. Fizik aktiviteyi kısıtlamak tansiyon kontrolü açısından faydalıdır. Hastanın normal doğumu yakınsa, kan basıncı düşürüldükten sonra hemen doğum yaptırılmalıdır. Doğum esnasında eklampside konvülziyonlardan korunmak için magnezyum sülfat MGS04 tedavisi başlanır. Bebek immatür (gelişimi bozuksa) ve kan basıncı 24-48 saat tedaviye rağmen düşmüyorsa gebelik sonlandırılmalıdır.

Doğum Sonrası Preeklampsi – Eklampsi Takibi:

Plasentanın ayrılmasının ardından preeklampsi bulgularında genellikle bir düzelme görülmektedir. Ağır preeklampside konvülziyon kontrolü açısından 24 saat daha magnezyum sülfat tedavisine devam edilir, antihipertansif tedavide özellikle 150/100 mmHg düzeyindeki tansiyon düzeyinde devam edilir. Hipertansiyon doğumdan 6 hafta sonrada hala mevcut ise hasta kronik hipertansif kategorisine ayrılabilir. Bu durumda daha sonraki yaşamında hipertansiyon kontrolü açısından takip ve tedavi önerilir.


Hipertansiyon ile ilgili diğer yazıları da okumanızda fayda var.

Hipertansiyon tanısı, belirtileri, tedavisi nelerdir ?
Hipertansiyon değerleri, evreleri nasıldır ?
Hipertansiyonda dikkat edilmesi gerekenler
Hipertansiyondan nasıl korunurum ?
Diyabet ve hipertansiyon ilişkisi


Bir Cevap Yazın